Sivil Toplumun Yasama Erki: Dinamik Demokrasi ve "Toplumsal Fıtrat" Endeksli Kanun Yapıcılık

Sivil Toplumun Yasama Erki: Dinamik Demokrasi ve "Toplumsal Fıtrat" Endeksli Kanun Yapıcılık

​Hukuk… gökyüzünden inen soyut bir buyruk değil; toplumun vicdanından, kadim yaşam kabullerinden ve ortak ahlakından süzülen dinamik bir sözleşmedir.

​Alman hukukundaki Grundnorm yani temel norm arayışı… Montesquieu’nun Kanunların Ruhu’nda temellendirdiği coğrafi ve kültürel iklim… ya da Anglo-Sakson dünyasındaki teamül hukuku… hepsi tek bir hakikate işaret eder: Bir yasanın meşruiyeti, devletin gücünde değil, toplumun onu kalben kabul etme ölçüsünde saklıdır.

​Bugün temsilî demokrasiler, toplumsal gerçeklikten kopuk kararlar üreterek hantallaşmıştır. Bir belediyenin, vatandaşına otopark alanı sağlama yükümlülüğünü yerine getirmek yerine, kamuya ait sokak kenarlarını birer gelir kapısına dönüştürmesi… tam olarak bu "ruh" eksikliğinin ve yasal yabancılaşmanın somut bir tezahürüdür! Kanunlar, toplumun yaşam kalitesini gasp eden birer ceza mekanizması değil, hayatı kolaylaştıran yapı taşları olmak zorundadır.

​Çözüm; siyasi yapıların toplumu ayrıştıran yapay gündemlerinden sıyrılıp, "Dinamik Kanun Yapıcılık"modeline geçmektir.

​Tam demokrasi, halkın sadece sandıkta oy verdiği değil, yasama sürecinin doğrudan omurgasını oluşturduğu bir sistemdir. Bu modelde, organize birer akıl merkezi olan sivil toplum kuruluşları ve halk tabanı, yasama tekeline ortak edilmelidir.

​Toplumun hangi kesimi olursa olsun, doğrudan ya da kurumsallaşmış sivil irade eliyle kanun teklifi verme hakkına sahip olmalıdır. STK’ların hazırladığı yasa tasarıları, kapalı kapılar ardında değil; şeffaf, tüm kamuoyunun gözü önünde ve dijital olarak izlenebilir platformlarda yasama meclislerine sunulmalıdır.

​Bu yaklaşım, hukuku bürokrasinin soğuk dehlizlerinden kurtararak toplumsal altyapıya yayacaktır. Demokrasinin topluma nüfuz etmesi, mülkiyetin ve hak kavramının "ortak hak" bilinciyle yeniden yorumlanmasıyla mümkündür.

​Unutulmamalıdır ki; toplumun fıtratına, adalet duygusuna ve temel ihtiyaçlarına aykırı her düzenleme ölü doğmuştur. Gerçek reform; milleti kanunlara uymaya zorlayan değil, kanunları milletin hakiki ihtiyaçlarına ram eden dinamik ve katılımcı bu iradedir!

Yunus EKŞİ 

Tam Demokrasi Platformu Başkan Vekili 

 

 Okunma Sayısı : 598     tamdemokrasiplatformu@gmail.com