Türkiye İçin Ortak Akıl ve Ekonomik İstiklal Reçetesi

Türkiye İçin Ortak Akıl ve Ekonomik İstiklal Reçetesi

​Tam Demokrasi Platformu ile Anayol Partisi’nin ortaklaşa düzenlediği “Ekonomi ve İstiklal” başlıklı konferans, Türkiye’nin kronikleşmiş sorunlarına karşı sivil toplum ve siyaseti ortak bir akılda buluşturan tarihi bir adıma sahne oldu.

​Toplantının açılışını yapan Güçlü Türkiye Platformu Başkanı ve Tam Demokrasi Platformu Başkan Vekili Yunus Ekşi, ülkenin içinden geçtiğimiz bu kritik döneminde ekonomik bağımsızlığın önemine dikkat çekti. Yapay krizlerle beslenen siyasi kutuplaşmayı ortadan kaldırmayı hedeflediklerini belirten Ekşi, sivil toplum örgütleri ile siyasi partileri geleceği inşa etmek adına tam bir "Kuvay-i Milliye" ruhuyla bu platformda kenetlenmeye davet etti.

​Ardından kürsüye çıkan Anayol Partisi Genel Başkanı Ali Karakurt, değişimin devletlerden önce toplumlarda başladığını vurgulayarak "toplumsal güven" vurgusu yaptı. Karakurt, adaletin olmadığı bir yerde üretimin ve refahın olamayacağını belirterek siyaseti bir kavga aracı değil, ortak hedeflerde buluşma sanatı olarak gördüklerini ifade etti. Güçlü bir Türkiye'nin ancak dış finans koridorlarında değil, yerli üretim ve adil paylaşım köprüleriyle kurulabileceğini hatırlattı.

​Tam Demokrasi Platformu Koordinatörü ve Başkanı Mehmet Bozdemir ise platformun iki yıllık çalışmalarına değinerek bünyelerinde 31 sivil toplum kuruluşu ile 20 siyasi partiyi bir araya getirdiklerini açıkladı. Bozdemir; toplumsal barışın tesisi, yarım yamalak değil tam demokrasinin geliştirilmesi ve mevcut rant odaklı siyaset kurumunun sorgulanması olmak üzere üç temel amaçları olduğunu belirtti. Türkiye’nin köklü bir "Rönesans ve aydınlanma" sürecine ihtiyacı olduğunu ifade etti.

​Konferansın ana konuşmacısı olan Prof. Dr. Mete Gündoğan, resmi devlet verileriyle Türkiye’nin mevcut ekonomik panoramasını gözler önüne serdi. Genç işsizliği, yükselen enflasyon, yüksek dış borç ve faiz sarmalına dikkat çeken Gündoğan, mevcut kapitalist paradigma içinde kalınarak üretilen çözümlerin yalnızca yerli ya da yabancı rantiyecileri zengin ettiğini savundu. Osmanlı ve Çin’in çöküş süreçlerinden tarihi paralellikler aktararak kalıcı çıkışın ancak "paradigma değişimi" ile mümkün olduğunu vurguladı.

​Gündoğan, paranın faizle durduğu yerde mal ve hizmet karşılığı olmadan çoğaldığı bu "borca dayalı para sistemi" yerine, üretimi ve genel denkliği esas alan bir "doğal iktisat döngüsü" kurulmasını önerdi. Bağımsız bir para otoritesinin kurulması, altının sisteme dahil edilmesi ve adil bir vergi düzeniyle ekonomik istiklalin kazanılabileceğini belirten Gündoğan, sözlerini Hanibal’ın meşhur felsefesiyle bitirdi: "Ya bir yol bulacağız ya da bir yol açacağız."

Yunus EKŞİ 

Tam Demokrasi Platformu Başkan Vekili 

 

 Okunma Sayısı : 313     tamdemokrasiplatformu@gmail.com