Değerli Yol Arkadaşlarım, Tam Demokrasi Platformu’nun Kıymetli Üyeleri,
Ülkemizin içinden geçtiği bu tarihi kesitte, toplumsal barışı, adaleti ve ortak geleceğimizi ilgilendiren kritik meseleleri hep birlikte derin bir sorumluluk bilinciyle müzakere ediyoruz. Platformumuzda dile getirilen her farklı bakış açısı, her samimi kaygı ve çözüm arayışı, bizleri kısır tartışmalardan uzaklaştırıp zenginleştiren çok kıymetli birer değerdir.
Hepimizin ortak temennisi açıktır: Terörün tamamen sona erdiği, şiddetin ve silahın siyasetin bir aracı olmaktan kesin olarak çıktığı, barışın ve kardeşlik hukukunun egemen olduğu bir Türkiye.
Ancak unutulmamalıdır ki, kalıcı bir toplumsal barış yalnızca Meclis’teki aritmetik çoğunluklarla ya da siyasal konjonktürün getirdiği geçici adımlarla inşa edilemez. Gerçek ve sarsılmaz bir bütünleşme; şeffaflık, hesap verebilirlik, kamuoyunun eksiksiz bilgilendirilmesi ve en önemlisi hukukun üstünlüğüile mümkündür.
Terörsüz bir Türkiye hedefi, ideolojik kaygılardan bağımsız olarak hepimizin birinci önceliğidir. Fakat milletimizin haklı endişesi ve beklentisi sadece güvenlikten ibaret değildir. Vatandaşımız haklı olarak sormaktadır:
➖ Güçler ayrılığının, bağımsız yargının ve adil bir hukuk düzeninin teminat altına alınmadığı,
➖ Devlet yönetiminde liyakat ve ehliyetin esas alınmadığı,
➖ Yoksulluğun ve enflasyonun altındaki insanımızın refah seviyesinin artırılmadığı,
➖ Bağımsız ve kapsayıcı bir iktisat politikasıyla üretim ve istihdamın desteklenmediği,
➖ Eğitimden sağlığa, adil temsilden yerel yönetimlere kadar demokratik standartların yükseltilmediği bir ortamda toplumsal huzur sürdürülebilir olabilir mi?
Devlet, birden fazla sorunu aynı anda, kararlılıkla çözebilme kabiliyetine sahip olmalıdır. Bir meselenin çözümü diğerinin ertelenmesine gerekçe olamaz. İyi niyetli sistemler; kim gelirse gelsin ülkeyi adaletle yönetmesini sağlayan, kötü niyetli uygulamalara ise geçit vermeyen kurumsal yapılardan oluşur. "Tek adam" dayatmalarından uzak, kurumların ve kuralların işlediği bir Tam Demokrasi vizyonu, işte bu yüzden Türkiye’nin yegâne çıkış yoludur.
Sözden Eyleme: Tam Demokrasi Platformu’nun Tarihi Sorumluluğu
Tam Demokrasi Platformu olarak bizler, yalnızca sorunları tespit eden veya sosyal medyada temennilerde bulunan bir yapı değiliz. Bizler, ahlak, vicdan, adalet ve liyakat ilkelerini rehber edinmiş bir erdemliler hareketiyiz.
Bu bağlamda;
Ortak Paydada Buluşma: Bünyemizde yer alan siyasi partilerimizin ve tüm üyelerimizin, münferit duruşların ötesine geçerek Platform’un temel hedefleriyle tam bir entegrasyon içinde hareket etmesi hayati önem taşımaktadır. Siyasetin millet lehine dönüştürülmesi ve denetlenmesi ancak bu ilkesel birliktelikle mümkündür.
Saha ve Organizasyon Gücü: Birlik ve beraberliğimizi sadece fikir düzeyinde bırakmayıp, sahadaki etkinliğimizi artırmak zorundayız. Antalya’da gerçekleştireceğimiz organizasyon ve Türkiye genelinde temsilciliklerimizin güçlendirilmesi, fikri mücadelemizi toplumsal bir dalgaya dönüştürme irademizin açık bir göstergesidir.
Aidiyet ve Özverili Katılım: Platformumuzun sürekliliği, her bir üyemizin bu harekete sunduğu maddi ve manevi katkıyla, sahiplenme duygusuyla doğrudan orantılıdır. Küçük adımlar, büyük toplumsal değişimlerin harcıdır.
Şehit ailelerimizin saklı tuttuğumuz derin acılarını, terör mağdurlarının vicdanını ve geleceğe kaygıyla bakan her bir vatandaşımızın hissiyatını gözeterek; kimseyi ötekileştirmeden, kimsenin kalbini kırmadan ama doğrulardan da taviz vermeden yürümeye devam edeceğiz.
Mesele, geçici siyasi ikballer veya kısır affetme-affetmeme tartışmaları değildir. Mesele, hiç kimsenin bir daha teröre, şiddete veya vesayete ihtiyaç duymayacağı demokratik bir Türkiye’yi inşa etme meselesidir.
Bu sorumluluk hepimizindir. Fikirlerimizi eyleme, eyleylemlerimizi kalıcı bir geleceğe dönüştürmek adına tüm üyelerimizi ve paydaşlarımızı bu kutlu yürüyüşte daha güçlü bir iş birliğine davet ediyorum.
Saygı ve hürmetlerimle,
Yunus Ekşi
Tam Demokrasi Platformu Başkan Vekili