YENİ DÜNYA DÜZENİNDE EMPERYALİSTLERE KARŞI İÇ CEPHEMİZİ GÜÇLENDİRMELİYİZ

BASIN AÇIKLAMASI

YENİ DÜNYA DÜZENİNDE EMPERYALİSTLERE KARŞI İÇ CEPHEMİZİ GÜÇLENDİRMELİYİZ

Rusya’nın Ukrayna’ya saldırması, İsrail’in Gazze soykırımı, Suriye’ye İran’a Yemen’e saldırması, dünyanın birçok yerindeki çatışmalar ve son olarak ABD’nin Venezuela Başkanı Maduro ve eşini kaçırması ve Trump’ın Venezuela’yı bundan sonra ABD’nin yöneteceğini açıklaması dünyada yepyeni bir düzenin oluşturulmaya çalışıldığını açık bir şekilde ortaya koymuştur. Bütün bu olanlar uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler kararlarına aykırıdır. Bu durum Birleşmiş Milletlerin ve diğer dünya ülkelerinin bir yeniden yapılanma sürecine girmesinin kaçınılmaz olduğunu göstermektedir.

ABD’nin Maduro ve eşini kaçırması uluslararası hukuka aykırı olduğu gibi aynı zamanda bir basitlik ve ahlaksızlıktır. Hiç kimsenin hiçbir devletin bir başka devleti ve milleti bu şekilde aşağılaması kabul edilebilir bir şey değildir. İnsanlık tarihi için bir utanç tablosu olan bu durum Birleşmiş Milletler Teşkilatının toplanıp ABD’yi kınaması ve hukuki yaptırımlarda bulunmasını zaruri hale gelmiştir.

Oluşturulmaya çalışılan bu yeni dünya düzeni, bir kere daha başta siyasetçiler ve yöneticiler olmak üzere toplumun bütün kesimlerine ciddi sorumluluklar yüklemektedir. Dikkat edilirse bütün emperyalistlerin saldırıları, çatışmalarla iç cephesi zayıflamış, demokrasisi yetersiz veya olmayan otoriter rejimlerin olduğu ülkelere yapılmaktadır. Bu sebeple iç cephemizi süratle güçlendirmek zorundayız. İç cephemizi güçlendirmek ancak ülkemizi evrensel normlarda bir demokrasiye ulaştırmakla mümkün olacaktır.

Demokrasisi gelişmiş ülkelerde halk ülkenin gerçek sahiplerinin kendileri olduğunun bilinçli bir şekilde farkındadır, bu sebeple ülkesini en iyi şekilde savunur ve ülkesine yapılacak her türlü olumsuzluklara karşı büyük direnç gösterir. Dolayısıyla hiçbir emperyalist ülke demokrasisi gelişmiş ülkeye saldırmaya cesaret edemez.

Demokrasisi zayıf ülkelerde ise; ülkeyi yönetenler kendilerini o ülkenin sahibi olarak görürler, halkı ise kendilerinin tebaası hizmetkarı olarak kabul ederler. Dolayısıyla bu ülkelerde bütün dengeler dumura uğrar, özellikle gelir dağılımı ve adalet sistemi bozulur, emperyalist ülkeler de bu ülkelerde kolaylıkla kendilerine hizmet eden ajanlar, hainler bulurlar ve bu ülkeleri istedikleri gibi sömürürler.

Türkiye, bütün uluslararası araştırmalara göre demokrasisi zayıf ülkeler sınıfında yer almaktadır. The  Economist Intelligence Unit (EIU) ülkelerin demokrasi seviyesini ölçmüş ve 2024 araştırmasına göre 167 ülke arasında Türkiye karma rejim sınıfına girmiş ve 103. sırada yer almıştır. Dolayısıyla bu durum ülkemizin çok açık bir şekilde emperyalistlerin hedefi ve tehdidi altında olduğunu göstermektedir. Bu sebeple demokrasimizi geliştirmek için çalışmak her vatanseverin birinci derece görevidir. Özellikle siyasetçiler ve mevcut iktidar ülkemiz demokrasisini evrensel normlara ulaştırmak için gerekli reformları acilen yapmak zorundadır.

Tam Demokrasi Platformu olarak iki senedir; toplumsal barışın sağlanmasına ve demokrasimizin gelişmesine katkı sağlamak ve ülkemizin temel sorunlarına hiçbir çözüm getiremeyen iktidarı ve muhalefeti ile siyaset kurumunu sorgulamak üzere çeşitli çalışmalar yapıyoruz. Dolayısıyla toplumun bütün kesimlerini toplumsal barışın sağlanması ve demokrasimizin gelişmesi için çalışmaya, bu konularda sürekli bir uğraş içinde olan Tam Demokrasi Platformu’na katılmaya ve destek olmaya davet ediyoruz.

Oluşturulmaya çalışılan yeni dünya düzeni dolayısıyla; “Terörsüz Türkiye” süreci ve yeni anayasa çalışmaları başta olmak üzere bütün demokratikleşme reformları acilen hayata geçirilmelidir diye düşünüyoruz ve aziz Milletimizden bu önemli gelişmeleri dikkatle takip etmelerini istiyoruz ve bu konularda duyarlı olmaya davet ediyoruz.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.  7 Ocak 2026

Mehmet Bozdemir

Tam Demokrasi Platformu Başkanı ve Koordinatörü



 Okunma Sayısı : 350         07 Ocak 2026